06.06.2019 – Bir Kişinin Ölümü Trajiktir Binlercesinin ki İstatistik

06.06.2019 – Bir Kişinin Ölümü Trajiktir Binlercesinin ki İstatistik

Sohbete dalmışız, piknik tüpüne ısınması için koydurttuğum su ısınmış ve taşmış. Taşmadan dolayı çıkan sesi duyunca fark ettim durumu ve acil müdahale edilerek durum kontrol altına alındı. Genelde kendi kişisel işlerimi askerlere yaptırmam ama tüpe müdahale eden asker hâli hazırda kupa içindeki Nescafe’ye şu katarak kahvemi hazırlamış ve bana getirmiş. Erkek sohbetlerini bilirsiniz ya futboldur, ya sekstir yada askerlik anılarıdır. Bizde güle güle askerlik anılarımızı anlatırken suyu unutmuşuz.

Çay içenlerin aksine kahvenin içim zevki başkadır. Tam olarak iliklerime kadar kahvenin tadını almak için kupam ile birlikte yolun karşısına geçtim yalnızlık duygusunu tam olarak hissettiğim an, kupayı burnuma götürdüm ve derin bir nefes çektim. Damla sakızının sıcak, tatlı ve yumuşak kokusu burnumdan direk beynime gidip, beynimi uyuşturacak kokain gibi beynimi uyarmasını bekledim ve görev başarılı olduktan sonra kendimi güvende ve tatlı bir hüzünle Suriye’deki köylerin yanan ışıklarını izlemeye başladım.

Ulaş’ın çok sevdiğim bir şarkısında “bir kişinin ölümü trajiktir, binlercesinin ki istatistik” diye bir söz geçmekte. Şimdi karşımda patlayan bombaların geceyi aydınlatan ışıkları ve etrafı çınlatan patlama sesleri duyuluyor. Bu konu hakkında yaptığımız konuşmaları duysanız eminim sizin gözünüzde lanet bir pislik olarak görünürdük ama bu olaylar artık bizim için o kadar basite indirgendiki artık günlük rutin bir olaymış gibi geliyor. Üzücü ama durum bu… Tıpkı o sözde ki gibi sizler için trajedi olan şey artık bizim için istatistik olmuş durumda.

Artık kahvemi koklamayı bırakıp yavaş yavaş içmeye başladığım anda gündüz vakti zeytin ağaçları altında gözetleme yaparken düşündüklerim aklıma geldi. Bu gece bu düşündüklerimi yazmak istiyordum. Madem artık yaşadıklarımı yazamıyorum bare düşündüklerimi yazarken yaşarım diye bir karar aldım. Aşka, aşık bir insan olabilirim. Bu yüzden yazmak istedim, yazarken tek başına bir aşkı yaşamak ve onu hissetmek. Ayrıca çokta güvenli bir düşünceye benzemiyor mu? Fakat akşam üzeri tam benim yazmak istediklerimin çok kısa bir özetini geçtiğini gördüm birinin. Şimdi bende hemen hemen aynı konularda yazmış olsam bu sefer yanlış anlaşılabilir. Böyle bir yanlış anlaşılmaya asla meal vermek istemem.

Bu yüzden insanlarla bir yandan tanışmayı isterken bir yandan da tanışmak istemiyorum. Bir yandan takip ettiğim bloglar artsın canım sıkıldığında Tumblr’a girdiğim vakit eski paylaşımları tekrar tekrar görmek yerine yeni paylaşımlar göreyim istiyorum ama bir yandanda takip ettiğim blog sayım artmasın ve kimseden etkilenmeden yazayım istiyorum. İnsanlar samimiyet kurdumu taviz vermeye çok elverişli oluyor. Yada en azından benim için böyle. Neyse bugün de böyle olsun. Zaten daha sabaha çok var. Ben sıkıldıkça yine bir şeyler yazarım muhtemelen.

Birde fark ettiniz mi bugün 6. ayın, 6’sı. Sevgililer için özel günlerden biri.

You May Also Like

Yorum yapılmamış on This Post

Bir Cevap Yazın

Bloga e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 4.313 aboneye katılın

%d blogcu bunu beğendi: