Bir Güzel Sohbet 13 Mayıs 2018

Bir Güzel Sohbet 13 Mayıs 2018

Bu ay ot dergisinde deizm ile ilgili güzel bir konu işlenmiş. Yobaz düşünceler için oldukça tehlikeli görülebilecek olan bu konu özünde, üstünde durmamız gereken önemli konu ortaya çıkarmış. Hafta sonu olduğu için koğuş bugün sessiz. İki üç tane boş karı kız Muhabbeti yapan, gece vardiyasında görev yapan 3 tanede uyuyan gececi, benim altımda yatan sıkıntıdan patlayan bir arkadaş ve carpraz yatağımda yatan çok muhabbetim olmayan bir abimiz var. Çarprazım da yatan abimiz mesnevi ile ilgili bir kitap okumakta, bende dergi okumaktayım. Okuduğum dergide ki yarı deizm başlığı dikkatini çekmiş ve konu hakkında bir kaç soru sordu. Şeytanın işi yokya dergide geçen konular ile şuan onun okumuş olduğu konular hemen hemen bir birinin aynısı. İki farklı yazı da ahlak üzerine bilgiler vermekte ve İslam dinini sorgulamakta. Bizimde bu konu ile alakalı güzel bir sohbetimiz gelişti. Vakit nasıl geçti anlatamam. Konu konu açıyor deizmden girip tapınakçıların dine hizmetlerinden, mason tarikatlarından konuşuyoruz. Yemek saati yaklaştığı için koğuş yavaş yavaş dolmaya başladı. Bizim sohbetin kaliteside koğuşun nüfusuna ters orantılı olarak devam ediyordu. Fakat nüfus artmış kalite düşmüş altımdaki can sıkıntısından patlayan arkadaşın sormuş olduğu konu ile alakasız saçma sapan soruları biz düzeltip tekrardan bunu mu demek istedin moduna sokuyoruz. Bu vesile ile bizde sohbeti devam ettirmek için uğraşıyoruz.

H.K: peki siz İslam ahlakına uygun fakat deist olan birinin cennete gireceğine inanıyor musunuz?

Gibi bir soru geldi. Zaten bunun üzerine bu sorudan önce Müslümanlığın Türk’lüğün tekelinde olmadığını fakat böyle davranıldığı konusunda bir beyin fırtınası gerçekleştirmiştik. Bunun üzerine tekrardan böyle soru gelmesi canımızı oldukça sıktı. K. abi bu konuda tekrardan bir açıklamaya girişti ben bu durumdan sıkıldım ve konuya atladım;

H.B: İyide biz kimin cennete gideceğini yada kimin cehenneme gideceği konusunda karar mekanizması değiliz ki. Bunun kararını veren belli. Kur’an yada Allah’ın hiç bir elçisi ahirette demokrasi var ve kimin nereye gideceği hakkında oylama olacak diye bir emir buyurmadılar. Yani biri kalkıp “eyy iman edenler ve etmeyenler K. abinin cennete gitmesini isteyenler el kaldırsın” gibi bir durum olmayacak!

Ben bu fikrimi paylaşırken bir yandan da vücut dilimi kullanabildiğim ölçüde elimi havaya kaldırdım ve bir nevi K. abinin cennete gitmesi için oy kullandım. İşin ilginç yanı koğuş hemen hemen dolmuş ve çoğu kişi bu benim söylediğim fikir sonucunda el kaldırmış… Bu durum koğuşta büyük bir gülme etkisi yarattı.

Güzel güzel ettiğimiz sohbet salakça sorulara rağmen yinede devam etti taki K. abi H. sordugu soruların cevabını alana kadar…

K: Peki H. sen ölünce cennete gideceğine inanıyor musun?
H.K: inanmıyorum abi
K: peki cehenneme gideceğine?
H.K: Onada inanmıyorum abi
Kızgın bir şekilde yaklaşık 2 saat sürmüş olan bu sohbetin sonunu getiren cümleyi söyledi K. abi;
K: Doğru inanıyorsun H. hiç bir hayvan cennet yada cehennemi görmeyecek!

Yaşadığımız kavga olayından kırılan burunlarının ve ayaklar altına alınan onurlardan sonra koğuşta ki gruplaşma kendini daha çok ön plana çıkardı ve ciddi bir durum hâlini aldı. Fakat bu durumdan şimdilik memnunum umarım bu güzel sohbetler devam eder.

You May Also Like

Yorum yapılmamış on This Post

Bir Cevap Yazın

Bloga e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 4.260 aboneye katılın

%d blogcu bunu beğendi: