Burada ne yapıyorum? 27 Aralık 2017

Burada ne yapıyorum? 27 Aralık 2017

Saat 3 civarlari hava -26

Elinde ki metalin kırağı tutarken ki soğukluğu eldivenlerinden yavaş yavaş hissetmeye başlıyorsun. Sonra neden burada olduğunu sorguluyorsun. -45 dereceyi gören soğuklar da nöbet tutmak için mi, yoksa K. Maraş’lı Mehmet’e okuma yazma öğretmek için mi…

Tabi birde psikolojisi bozulmuş alt devrelerinin adaptasyon sürecinde yardımcı olmak var. İntihar etmek isteyen gram Türkçe bilmeyen biriyle 2 gün boyunca tımarhane de sabahlamak? Neden buradasın ki Ermenistan’dan gelip yaylalarda ki evlerde saklanan insanları terörist mi, kaçak mı olduğunu anlamak için mi, telsiz başında şahit olduklarını sindirmek için mi buradasın? Tüm bunları sorgularken neden burada olduğun aklına geliyor.

Bu seferde millet sevdikleriyle evlenebilmek için buraya geliyor ben kaçmak için geldim diyorsun. -26 Derecede bu sefer gözlerin doluyor, kirpiklerin ıslaklığı kristallesiyor görüş mesafen düşüyor. Gözlerini sildiğin an tam bir damla yaş aşağı doğru süzülürken, yüzünü kapatan kar maskesine gelmeden buz tutup orada kalıyor… Sakarya mı burası mı diye kıyaslama yaparken Sakarya’nın buradan daha çok acı verdiğini hatırlıyorsun zaten kaçışında bu yüzden ya… Gördüğüm bir rüyada boynuma kolunu atmış o tatlı gülümsemenle boşver diyordun. İşte bu yüzden kaçtığımı hatırlıyorum. Boğazım düğüm düğüm iken bu kuş uçmaz kervan geçmez çorak dağ tepesinde, buz tutmuş karın tepesinde dolaşan bir gölgeye sesleniyorum “kimdir o!” kurma kolunu çektikten sonra kendini tanıtan gölgeye parolayı söylemesi için işareti boğazın düğüm düğümken bağırdıktan sonra gelecek cevabı bekliyorsun. Bütün zihnin boşalıyor. Saatlerdir düşündüklerin bir anda kayboluyor, gözlerinden akıp kar maskesinde buz tutmuş göz yaşların eriyor, işte bu rahatlama için askerde yalnız kalmak istemiyorum sürekli görev alarak kafa mı rahatlatmak istiyorum. Diye düşünürken karanlığın içinde gölge halindeki köy koruyucusu parolayı söylüyor.

Karanlığın içinde yavaş yavaş yitip giden koruyucu ile birlikte tekrar derin bir sessizliğe bürünüyorsun. Şehir ışıklarının tecavüz etmediği gökyüzünde belli olan yıldızlardan birinin kayması etrafi bir anlığına aydınlatıyor. Kaybettiklerin, yılların, pişmanlıkların, keşkelerin hepsi senin kararındı ve yaşayacakların da senin kararın olacak diyorsun. Gökyüzündeki yıldızlar hayatın güzel yanlarını sana tekrar gösterebiliyor. Şuan için bir hayalim yok ama yıldızlar tekrar bir gün bir hayal kuracağım adına ümit veriyor derken 97/4 tertip yavru köpekler geliyor aklıma. Kademeye, kalorifer peteğinin yanına yapmış olduğumuz derme çatma kulübe acaba işe yaradı mı yoksa yine donarak ölen var mı? Sabah göreceğiz. 2-4 Nöbeti ile birlikte bugünde bitti ama yarının başlamasına iki saatten az kaldı…

You May Also Like

Yorum yapılmamış on This Post

Bir Cevap Yazın

Bloga e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 4.314 aboneye katılın

%d blogcu bunu beğendi: