İşimize Yaramayan Bilgi 27 Nisan 2020
Bugün bir arkadaşım dertleşmek istedi biraz. Konuştuk. Ondan sonra kendini daha iyi hissettiğinden bahsetti. Beni övdü. Övdü… Baya övdü. İyi biri olduğumu söyledi. Ondan sonra kötü biri olduğum konusunda iki yüzlü olduğumu söyledi. Tekrar ediyorum kötü olduğum konusunda iki yüzlü olduğumu söyledi. Çelişkiye bakar mısınız? İki yüzlülük ve onunla irintili olan erdem dolu hareketler. Şaka […]
After Life 27 Nisan 2020
Ricky Gervais’in rol aldığı bir çok yapım izlemiş olabilirim. Çünkü çok tanıdık geliyor fakat ilk dikkati mi çektiği yapım Yalanın İcadı filmiydi. Çok basit, ucuz bir film ama konusu ve ideolojisi olarak çok hoşuma gitmişti. Şimdi ise bir Ricky Gervais yapımı daha hoşumdaki yerini alıyor. After Life! 1. Sezonu ile gönlüme taht kurmutşu. 2. Sezonu […]
Ruhum Paslanmış 24 Nisan 2020
Ruhum, işlenmeyi bekleyen bir demir parçası gibi. Fakat dışarıda, yağmurda kaldığı için pas tutmuş ve değersizleşmiş halde. Bu saatten sonra hurdacılar hariç kimsenin yüzünü güldürmem gibi hissediyorum. Bak, göreceksin tüm yaralarım kapanmış. Fakat yaralardan kalan kan izleri ne yaparsam yapayım silinmiyor. Bir yanım eksik gibi ne bir amaç güdüyorum yaşamak için, nede bir aracım yaşamak […]
Yeşermeyecek Tohumlar 19 Nisan 2020
Ortada bir evet yada hayır sorusu varsa ve karşınızdaki size basit cevap vermek yerine açıklama yapıyorsa, kesin yalan söylüyordur demek isterdim. Ortada açıklama yapılması gereken bir konu var ve açıklama yapması gereken kişi size evet yada hayır diye cevap veriyorsa mutlak olarak sizden bir şey sakladığı kesindir. Bazan seçimlerin sonuçları evet yada hayır gibi kesin […]
Kuyuma Çekiliyorum 14 Nisan 2020
Web sitemi uzun süredir güncellemiyordum. Bu düzeni yeni tema ile bozup artık kişisel günlüğümü sadece bu mecra üzerinden yazmaya karar verdim. İlerleyen zamanlarda Tumblr üzerindeki günlüklerimi de geriye dönük olarak eklemeyi düşünüyorum. Arşiv olarak burada saklamak daha çok hoşuma gidiyor. Bu haz, aslında kendimle olan en büyük çelişkilerimden biri. Kendi başıma kalmak istiyorum ama offline […]
To be, or not to be! Bir ihtimal daha var, ölmek mi dersin? – 7 Temmuz 2019
Oldukça başarılıymışsın. Yıllar geçtikçe bu daha güzel anlaşılıyor. Özellikle güneş ortadan kaybolup, gecenin karanlığı yüreğime çöktükten sonra zamanında bir ajan gibi girdiğin bu bedene zarar vermeye devam ediyorsun. İşte ben buna şapka çıkartırım. Ne kadar Nazım Hikmet’in dediği gibi artık seninle biz, düşman bile değiliz düşüncesini savunsam da kalelerim içten feth edilmiş durumda. Ahh bu […]
Hediye – 1 Temmuz 2019
Hayatımda bu kadar istekli olduğum, bir o kadar da imkansız olduğunu bildiğim 3. hediye isteğim olacak. İlkinde yalan söylemeyeyim ama ya 5 yada 6 yaşındaydım. Deli gibi bisiklet istiyordum. Ve ilk bisikletimi böylece almış oldular. Sarı bir BMX… O zamanlarda bugünkü kadar pahalı mıydı bilmiyorum ama bisikletten anlayan büyüklerim vay be BMX diyordu. Kalın lastikleri, […]
Grup Yorum – Uğurlama
Hiç bir endişem yok, endişe duymayacak kadar yalancının tekiyim. Ve kendini kaybetmeyecek kadar sarhoş. Bir devrim masası rakısız olmaz ve ben devrimlerin en güzelini yaptım Kars’ta. Kurulmuş en güzel rakı masalarında! Vurulan her darbede yalpaladım, sonra tekrar ayağa kalktım. Kalkarken gökyüzünde ki yıldızlar tuttu kolumdan. Son darbe mi yediğim de ise feleğim şaştı, hasta oldum […]
Nasıl unuttum – 28 Haziran 2019
Bu akşam Samandağ’da plajdaydık. Tabi 3 tane sap… Ve üstelik 2 tanesi pek arabesk. Onların düşüncelerine, konuşmalarına beynimi kapattıktan sonra yavaş yavaş nerede olduğumun farkına vardım. Avdan gelen balık teknelerinin astığı ağlarından yayılan leş gibi balık kokusunu, denizden geliyormuş gibi getirip suratımıza çarpan rüzgarı hissettim. Nemli ve sıcak havada pis kokulu bir rüzgar serinletti bedenimi. […]
Karanlığın Zehri – 22 Haziran 2019
Kadınların, erkeklerin dudaklarından içine akan bir karanlık olduğunu ilk defa fark ettiğim zaman akşam üzerini geçmiş hava kararmış ve sokakları artık güneş değil, sokak lambaları aydınlatıyordu. İki liseli olarak, hiç bir şeyden habersiz şekilde bu sokak lambalasının altında durmuş hiç bir şey konuşmadan sadece gözlerimizin içine bakıyor ve ara ara dudaklarımıza kayan gözlerimiz tekrar buluştuğunda […]
Bloga e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 4.314 aboneye katılın