Hediye – 1 Temmuz 2019

Hediye – 1 Temmuz 2019

Hayatımda bu kadar istekli olduğum, bir o kadar da imkansız olduğunu bildiğim 3. hediye isteğim olacak. İlkinde yalan söylemeyeyim ama ya 5 yada 6 yaşındaydım. Deli gibi bisiklet istiyordum. Ve ilk bisikletimi böylece almış oldular. Sarı bir BMX… O zamanlarda bugünkü kadar pahalı mıydı bilmiyorum ama bisikletten anlayan büyüklerim vay be BMX diyordu. Kalın lastikleri, sapsarı zemin üzerine siyah yazıları ile çok hoşuma gidiyordu. Arkadaşlarım sürekli süs takalım diye ısrar etse de en fazla 2 gün sonra o süsleri çıkarıyordum. Çünkü sade daha güzeldi. Ayrıca bir kaç tane o saçma boncuklardan daha güzel ışıklı orjinal süsü vardı. O süsler varken saçma salak boncuklar neyine…

İkinci hediye isteğim ise annemi maddi açıdan zorlamayacaktı. Posta gazetesinin ekinde görmüştüm. Aslında ilk isteğim değil di ama ucuz olduğu için alınması muhtemel olduğu için işimi garantiye almak istemiştim. 3. sınıfı bitirmiş 4. sınıfa geçmiştim. Yaz tatilindeydik. Toys”R”Us’ta ışıklı mikroskop vardı. Yanlış hatırlamıyorsam 1200x olması gerekiyordu. Standart olarak sinek kanadı, kağıt gibi lam ve lamel arasında sıkıştırılmış bir deney seti. Fazladan lam ve lameli, saklama kapları ve camdan deney tüpleri bulunuyordu. Bana bu ucuz oyuncak alındı. Diğer beğendiğim pahalı oyuncaklar arasında bulunan uzaktan kumandalı jeep ise abime alınmıştı! Ben masraf ettirmemek için onu istememiştim. Çok hainsin abi!

Üçüncü hediye isteğim ise şimdi oluyor. Biliyorum asla gerçekleşmeyecek, imkansız bir istek. Diyelim ki gerçekleşme olanağı var. Gerçekleşme esnasında bile oluşabilecek tahribat akıl kârı değil. Ama yinede ben son bir kez kaybettiğim krallığımda bir günlüğüne tekrar kral olmak istiyorum. Uzun ve geniş ovalarından akan nehrin sularında serinlemek, dağlarının ferahlığında ve temiz oksijen dolu kokusunda kaybolmak, yıldızları tutsak etmiş saçlarınla savaşıp yıldızları ait olduğu yere gökyüzüne salmak ve ab-ı hayat çeşmenden iliklerime kadar hayat verecek o suyu tekrar son bir kez içmek isterdim. Biliyorum ki Sirius’takiler gerçekten var olsa, yer yüzüne inseler bunu gerçekleştiremezler. Ve bunca ilkel isteğe tapan bunca medeniyet tekrar hakim olsa bu hediyeyi bana veremezler.

Onlara kalsa altın çağ başladı. Kendilerini tanıtıyorlar yeryüzündekilere. Fakat yeryüzündekiler, sahip oldukları yerler yüzünden yüzsüzleştiler. Bumu altın çağ yani eyy galaktik insanlar? Aldatma, yalancılık, iş birlikçilik, adam kayırma tüm dünyada almış başını gidiyor. En mikrodan, en makroya kadar… İnsanlar bir birlerini aldatıyor. Eyyy Sirius efsanen bu muydu?

You May Also Like

Yorum yapılmamış on This Post

Bir Cevap Yazın

Bloga e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 4.314 aboneye katılın

%d blogcu bunu beğendi: