İlk Göz Ağrımı Gömdüm Bugün 4.5.2020

İlk Göz Ağrımı Gömdüm Bugün 4.5.2020

Dijital günlüğümün, dijital bytelarına bugün not düşülsün. Dijital dünyadaki ilk profesyonel göz ağrıma veda ettim. İlk olarak orta okulda HTML ile tanıştım. O zamanlar CSS pek bilinmiyordu. Bilgisayar öğretmenimiz tablolardan nasıl web sitesi yapabileceğimizi bize öğretmeye çalışıyordu. Sınıfta bu konuya dikkat kesilen bir tek ben vardım. Şuanda da bildiğim kadarıyla o sınıftan sadece iki kişi çıktı bunlarla uğraşan. Biri benim, biri Seda diye bir arkadaş. Neyse ben bu tablo kullanarak web sitesi yapma işini biraz ilerlettim. Ücretsiz barındırma sağlayan sitelerde kendime arkadaşlarıma web siteları yapmaya başladım. Hatta bazılarının tavsiyeleri ile bir kaç kişiye de çok cüzi hatta komik denebilecek rakamlarda site yaptım. Zaten çok basitti. Şimdi aklıma geldikçe gülüyorum. Ama sonuç olarak orada çocukça bir heves vardı. Şimdi yakınımda biri gelip bana deseki abi ben web sitesi yapıyorum, sana da yapayım mı? Yap abicim derim ve onu teşvik etmek için emeğinin karşılığında para bile veririm.

Neyse biraz zaman sonra tabi inişli çıkışlı hayat hikayesi araya giriyor ben bir çok şey yaşıyorum okulu vs. bırakıyorum sonra 2.öğretimden liseye devam ediyorum ve sıra staja geliyor. Burada kendimle gurur duyduğum bir şey yapıyorum. Benimle birlikte web tasarım ve internet programcılığı okuyan tüm arkadaşlar gidip herhangi bir bilgisayarcıda staja giriyorlar ve sistem üzerine kendilerini geliştiriyorlar halbuki biz sistemci değil, programcıyız. Kendilerine bahaneleride şu; Web tasarım üzerine staj yeri bulamadık. Dediğim gibi geçmişe bakınca iyike yaptım dediğim gurur duyduğum şu; ben o arkadaşlar gibi kolaya kaçmıyorum araştırıyorum, didiniyorum ve Ayça Ajans diye bir yer buluyorum randevu alıyorum, ön hazırlıklar yapıyorum, kabul edilmem için referanslar hazırlıyorum, sunumlar düzenliyorum kendime kendimi kuruyorum. Görüşmeye gittiğimde çok basit bir şekilde o kadar hazırlığa gerek olmayacak şekilde staja kabul ediliyorum. Bu arada bu staj yeri o zaman ki sevgilim ile çok büyük problemler oluşturuyor. Keşke o günlerde beni terketseymiş yada ben onu terketseymişimde önüme baksaymışım. Neyse…

Ayça Ajans’ta web tasarımdan ziyade Dijital Pazarlama diye bir kavramla tanışıyorum. Aaa demek ki tek başına web tasarım bilmek yetmiyor diye bir şimşek çakıyor. O zaman Türkiye’de Sosyal Medya tabiri günümüzdeki gibi çok yaygın değil, ihtiyarların daha Facebook’u keşfetmediği, müzisyenlerin Myspace’ten ünlü olduğu zamanlardan bahsediyorum. Böyle bir zamanda Türkiye’de dijital pazarlama faaliyetleri çok sınırlı, sayılı ajanslar yapıyor bu işi. Sektörün liderleri Serhat Alaz’ın kurduğu Promoqube(2-3 yıl önce milyon dolarlara yabancı bir ajansa satıldı.) Barış Özcan’ın karısı Devletşah, birde Alemşah Öztürk diye biri var. Bu kişiler gerçekten liderdi o zamanlar. Bende bunları araştırıyorum yaptıkları işleri inceleyip tersine mühendislik yapıyorum ve Sakarya’da firmalara dijital pazarlama konusunda neler yapabiliriz diye projeler hazırlıyorum. Ve daha lise okuyorum. Benim için bu büyük bir başarıydı. Sonra abimin tavsiyesi ile bir blog açmaya karar verdik. Tabi o zamanlar şimdiki gibi binlerce Sosyal Medya hakkında bilgi yapan blog yok Webrazzi bile şimdiki gibi bir portal değil basit bir WordPress bloguydu. Buna nazaran ….. diye bir site açtım. Kısa zamanda Linkedin üzerinden etkileşimler almaya başladım, sitenin kullanıcı sayısı oldukça arttı, freelance çalışmalarıma gelen teklifler çoğaldı artık ajansta yaptığım işler kadar freelance olarakta işler yapmaya başlamıştım. Sonra abimin üniversitesi bitince PİO Ajans diye bir site kurduk ve güçlerimizi birleştirip buradan beraber bir şeyler yapmaya karar verdik. Bu sefer ….’yi unutmaya yavaş yavaş onu öldürmeye başladım. Ardından farklı işler, farklı projeler derken ….. öyle kendi haline kaldı. Kendi halindeyken bile dansçı Tan Sağtürk’ün web sitesi ve sosyal medya yönetimi hakkında çalışma teklifi gelmişti. O zaman askerdeydim ve kafama Uzman olma fikri yerleşmişti.

İşte böyle… İlk göz ağrım yüzünden büyük bir kazık yemek üzere olabilirim. Savcılığın açtığı soruşturmayı İç İşleri Bakanlığı soruşturmaya izin vermediği için için kovuşturma sürecine geçilmedi ama büyük bir ihtimal İç İşleri Bakanlığı kendi içinde soruşturma açacak ve Eylül aylarında beni şutlayacaklar. Bakalım Allah büyük. İlk göz ağrım hayallerimin peşinden gitmediğim için belkide onu ihmal ettiğim için bana böyle bir kazık attı. İlk zamanlar “Sosyal Medya asla unutmaz” diye bir mottom vardı. Ve görüyoruz üzerinden 6 yıl geçmiş olsa bile kötü niyetle yapmadığınız bir şeyi bugün önünüze çıkartıp servis edebiliyorlar.

Şuanda arama sonuçlarında görünmeye devam ettiği için alan adını kaldırmak zorunda kaldım.

You May Also Like

Yorum yapılmamış on This Post

Bir Cevap Yazın

Bloga e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 4.313 aboneye katılın

%d blogcu bunu beğendi: