İşimize Yaramayan Bilgi 27 Nisan 2020

İşimize Yaramayan Bilgi 27 Nisan 2020

Bugün bir arkadaşım dertleşmek istedi biraz. Konuştuk. Ondan sonra kendini daha iyi hissettiğinden bahsetti. Beni övdü. Övdü… Baya övdü. İyi biri olduğumu söyledi. Ondan sonra kötü biri olduğum konusunda iki yüzlü olduğumu söyledi. Tekrar ediyorum kötü olduğum konusunda iki yüzlü olduğumu söyledi. Çelişkiye bakar mısınız? İki yüzlülük ve onunla irintili olan erdem dolu hareketler. Şaka gibi.

Fakat benim takıldığım konu ise daha çok şu; benim iyi biri olmam ve bunu bana telkin etmek benim ne işime yarayacak? Eğer bahsettiğin doğruysa, söylediklerinde samimi isen bu durum yani benim iyi olmam. Ki bunu sen söylediğin için sana karşı iyi olmam söz konusu oluyor. Sana karşı iyi olmam seni rahatlatıyor. Benim sana karşı iyi olmamda senin bir çıkarın var. Fakat bu konuda benim çıkarım ne, sana karşı iyi olmamda beni nasıl etkiliyor yada bunu bana söylemiş olman karşılığında ben ne yapacağım? Bu konu benim 2-3 yıldır rahatsız ediyor. Hani bilgi çağında yaşıyoruz, bilgi güçtür, fakat bu güç kullanmasını bilene güçtür gibi bir olgu var. Tamam senin bana aktardığın “Sen iyi birisin” bilgisindeki bilginin gücü nerede? Dikkat edin bir insanın yüzüne her zaman olumlu yönleri söylenir arkasından ise tam bir göt olduğundan bahsedilir. Ama bence bu tam tersi olmalı. Yada bana karşı insanlar böyle olsun istiyorum. Yüzüme şundan şundan dolayı tam bir yavşaksın de, sonra arkamdan bu sikik var ya çok iyi bir insan diyebilirsin. Bence bunda bir sıkıntı yok ama yüzüme karşı sen iyi bir insansın denmesinden hoşlanmıyorum.

İnsanlar eşit olmadığı gibi, insanlar net bir şekilde ne iyidirler nede kötü. Üstelik bir insana iyi yada kötü damgasını yapıştırmak için bir ölçü birimimizde yok. Mesela 4 birim ve üzeri iyi olan biri iyidir, 4 birim altı olan tüm insanlar ise kötüdür diyemeyiz. Mesela Camii yaptırmış, Camii avlusunda her yıl ramazanın her günü iftar verip aç doyuran bir insan için çok iyi diyebiliriz ilk başta fakat sonra bu adamın bu doyurduğu açlar içinden gözüne kestirdiği kadınlara tecavüz edip öldürdüğünü öğrensek bu adamın iyilik yada kötülük dengesini nasıl ayarlayabiliriz? Kötü bir insan muhtaç birine yardım eder mi? Yada iyi bir insan hiç masum birine tecavüz gibi bir ahlaksızlığı, vicdansızlığı yapar mı?

Ben iyi bir insan olduğuma inanmıyorum. Bunun sebebi ise çok fazla kötülük yapmış olmam değil, Allah’ın istediği onun hoşuna gideceği hareketler yapmıyorum diye. Fakat bu beni insanlara karşı duyarsız bir yaratık yapmaz. Sizin iyilik dediğiniz şey sadece az biraz duyarlılık. Oysaki iyilik daha kapsamlı, daha derin bir konu. Ben seni dinledim, problemlerin için seni yönlendirdim. Bu duyarlı bir davranış.

Birde geçen ay bir kitap okumaya başladım. Mülkiyet Nedir? kitabın ismi. İlk başlarda çok hoşuma giden bir konu olduğunu düşündüm. Ki bunu düşünmeye devam ediyorum çünkü ilgimi çekiyor ama benim için yararlı bir konu değil. Çünkü kitabı en derinlerine kadar tahlil edebileceğin bir altyapım yok. Belki bir hukukçu yada bir iktisatçı kitabı okuyacak olsa eminim benim anladığımdan bin kat daha fazla şey anlayacaktır. Ve anladığı aklında kalacaktır. Ben okudukça vay be ne güzel fikir, oda öyle düşünmüş, bu konuda bunu söyleyende var mıymış gibi yorumlar yapıyorum ama bir sonraki paragrafa geçtiğimde bir önceki paragrafta yazılı olan şeyi hatırlamıyorum. Bu yüzden kitabı okumama kararı aldım. 2 Haftadır okumuyordum fakat bu hafta tekrar açtım bir sayfa okudum. Bir yanım kaçmak kurtulmak isterken bir yanım siktir et en azından okudum dersin, bu yüzden oku diyor… İkilemdeyim.

You May Also Like

Yorum yapılmamış on This Post

Bir Cevap Yazın

Bloga e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 4.314 aboneye katılın

%d blogcu bunu beğendi: