Karanlığın Zehri – 22 Haziran 2019

Karanlığın Zehri – 22 Haziran 2019

Kadınların, erkeklerin dudaklarından içine akan bir karanlık olduğunu ilk defa fark ettiğim zaman akşam üzerini geçmiş hava kararmış ve sokakları artık güneş değil, sokak lambaları aydınlatıyordu. İki liseli olarak, hiç bir şeyden habersiz şekilde bu sokak lambalasının altında durmuş hiç bir şey konuşmadan sadece gözlerimizin içine bakıyor ve ara ara dudaklarımıza kayan gözlerimiz tekrar buluştuğunda utançtan kızarıyorduk. Allah’tan hava karanlıktı da nasıl kızardığımı sevgilim görmüyor ve iyice rezil olmuyordum. Dudaklarımızdan tek bir kelime bile çıkmıyordu, çünkü konuşulacak herşey dün gece mesajlarla konuşulmuştu. Kız o kadar hararetli bir şekilde öfkeliy di ki artık benim ona karşı bir atak yapmam gerekiyordu. Çoğu insan bu atağı yapmak için karşısındakinin beden dilini yada kendi arzularını kullanır. Fakat ben bunları anlamayacak kadar mal ve utangaç olduğum için kelimelerle bu izni almam gerekiyordu. İşte dün gece bu iznin onayı, büyük bir şiddetle verilmişti.

Tüm cesaretimi toplayıp dudaklarımı, onun dudaklarına uzattığım anda sımsıkı kapanmış dudaklarının sıcaklığını hissettim. İşte o anda içime dolan bu tarifi zor duygunun enerjisi ile olacak ki sokak lambasının elektriği kaldı ve biz anlık, kısa bir öpücükten sonra karanlıklar içinde kaldık. Bu o zaman romantik gelmişti. Sonradan anladım ki, bu bir kadının erkeğin dudaklarından içine akıttığı karanlığın ta kendisiymiş. Yoksa bu günahın örtünmesi, karanlıkta kalması için bir tane sokak lambasının sönmesi asla yeterli değil…

Böylelikle tanıştığım karanlıkla o gün zehirlenmedim, zehirlenmem başka bir kadının dudaklarından ve teninden oldu. Bu zehir uyusturucu gibidir. Sana verdiği zararı umursamadan onun peşinden gitmek istersin. Gün gelir karanlığın içinde boğulduğunu, karanlığın içinde tek başına kaldığını fark edersin. Ve bir daha asla o karanlıktan çıkamazsın. İşte buda karanlığın lanetidir. Bereketsiz çorak topraklar gibi kaldığı zaman ruhun, canına can verecek bir damla su dahi bulamazsın. Çünkü o kadar karanlık ve yalnızsındır.

İşte o karanlığın içinde nokta gibi bir aydınlık görünür. Bir aldatmaca, başka bir kadın. Umut gibi konuşur sana doğru. Amaçsızca, hiç bir beklentisi yokmuş gibi! İnandın mı? Her zaman bir beklenti vardır. Fakat bunu kadınlar kimi zaman zekasını kimi zaman hinliklerini kullanarak göstermezler. Sadece zamanın akışına bırakmak gerekir. İnanma o aydınlığın, karanlığını bastıracağına! Çünkü kadınlar bundan beslenir… Erkeklerin içinde ki umuttan. Bir sokak lambasının altında kaybettiğin ışığın yetmez evindekini alırlar, odandaki ışığı kaybedersin.

Ve kaybettiklerini arıyorsan başka umutlara bakmaman gerekir. Çünkü kaybettiklerini, kaybettiğin yerde araman gerekir. Sana başarılar dilerim, benim arayacak kaybettiğim yerim kalmadı. O sokak lambasının bulunduğu sokağı TOKİ kentsel dönüşüm adında yıkmış, ev desen… O evden taşındım.

You May Also Like

Yorum yapılmamış on This Post

Bir Cevap Yazın

Bloga e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 4.314 aboneye katılın

%d blogcu bunu beğendi: