İlk Göz Ağrımı Gömdüm Bugün 4.5.2020
Dijital günlüğümün, dijital bytelarına bugün not düşülsün. Dijital dünyadaki ilk profesyonel göz ağrıma veda ettim. İlk olarak orta okulda HTML ile tanıştım. O zamanlar CSS pek bilinmiyordu. Bilgisayar öğretmenimiz tablolardan nasıl web sitesi yapabileceğimizi bize öğretmeye çalışıyordu. Sınıfta bu konuya dikkat kesilen bir tek ben vardım. Şuanda da bildiğim kadarıyla o sınıftan sadece iki kişi […]
İşimize Yaramayan Bilgi 27 Nisan 2020
Bugün bir arkadaşım dertleşmek istedi biraz. Konuştuk. Ondan sonra kendini daha iyi hissettiğinden bahsetti. Beni övdü. Övdü… Baya övdü. İyi biri olduğumu söyledi. Ondan sonra kötü biri olduğum konusunda iki yüzlü olduğumu söyledi. Tekrar ediyorum kötü olduğum konusunda iki yüzlü olduğumu söyledi. Çelişkiye bakar mısınız? İki yüzlülük ve onunla irintili olan erdem dolu hareketler. Şaka […]
After Life 27 Nisan 2020
Ricky Gervais’in rol aldığı bir çok yapım izlemiş olabilirim. Çünkü çok tanıdık geliyor fakat ilk dikkati mi çektiği yapım Yalanın İcadı filmiydi. Çok basit, ucuz bir film ama konusu ve ideolojisi olarak çok hoşuma gitmişti. Şimdi ise bir Ricky Gervais yapımı daha hoşumdaki yerini alıyor. After Life! 1. Sezonu ile gönlüme taht kurmutşu. 2. Sezonu […]
Ruhum Paslanmış 24 Nisan 2020
Ruhum, işlenmeyi bekleyen bir demir parçası gibi. Fakat dışarıda, yağmurda kaldığı için pas tutmuş ve değersizleşmiş halde. Bu saatten sonra hurdacılar hariç kimsenin yüzünü güldürmem gibi hissediyorum. Bak, göreceksin tüm yaralarım kapanmış. Fakat yaralardan kalan kan izleri ne yaparsam yapayım silinmiyor. Bir yanım eksik gibi ne bir amaç güdüyorum yaşamak için, nede bir aracım yaşamak […]
Varsın Bir Hişt hişt Olmasın 21 Nisan 2020
Sait Faik Abasıyanık’ın belgeselini yani, Benden Hikayesi Belgeselini izledim. Bir ara Hişt Hişt hikayesi geçti belgeselde. Sait Faik’in “Gelsin de nereden gelirse gelsin!” dediği. Ne kadar yalnız olduğum aklıma geldi tekrardan. Canım tekrardan aşık olmak, hayatı paylaşmak istiyor. Birini sevmek, ona sevgi büyütmek, emek vermek istiyor canım. Sonra bir bakıyorum bunu yapmam için bir kalıba […]
Yeşermeyecek Tohumlar 19 Nisan 2020
Ortada bir evet yada hayır sorusu varsa ve karşınızdaki size basit cevap vermek yerine açıklama yapıyorsa, kesin yalan söylüyordur demek isterdim. Ortada açıklama yapılması gereken bir konu var ve açıklama yapması gereken kişi size evet yada hayır diye cevap veriyorsa mutlak olarak sizden bir şey sakladığı kesindir. Bazan seçimlerin sonuçları evet yada hayır gibi kesin […]
Kuyuma Çekiliyorum 14 Nisan 2020
Web sitemi uzun süredir güncellemiyordum. Bu düzeni yeni tema ile bozup artık kişisel günlüğümü sadece bu mecra üzerinden yazmaya karar verdim. İlerleyen zamanlarda Tumblr üzerindeki günlüklerimi de geriye dönük olarak eklemeyi düşünüyorum. Arşiv olarak burada saklamak daha çok hoşuma gidiyor. Bu haz, aslında kendimle olan en büyük çelişkilerimden biri. Kendi başıma kalmak istiyorum ama offline […]
Kefaret
Şeyh’im! Günah işlemek bisiklete binmek gibi Fakat bugün bisikletten düştüm Kalktım, kefaretimi sırtladım Tekrardan yoluma bisikletimle devam ettim Şeyh’im “Kelime”nin İspanyolca karşılığı gibi tövbelerim Ve bu yol, yürüyerekte gidilir, uçaklada Benim tercihim bisiklet O’nun varlığını bilmek için ona varmak şart mı? Beni böyle yakan sıcak kahve değil O’nun merhameti olmalı Ve Şeyh’im Ne sen Şeyh’sin […]
Kapalı Kapılar Ardında
Rica ediyorum lütfen kapıları kapatın Üniversiteler mezun etsin kapılar ardındakileri Ve halk! Halk özgür kalsın kim ne demişten… Rica ediyorum en saçma şiirler güldürsün yüzleri Deli dediklerimiz akıl versin çok dâhilerimize Kadınlar şıngır şıngır düğünlerde oynasın Haram diyenler bakmasın Bak bu kadın kendini sergileyecekse bir mal gibi Feminizmden bahsetmesin mal gibi Bak bir orospu! Kapalı […]
To be, or not to be! Bir ihtimal daha var, ölmek mi dersin? – 7 Temmuz 2019
Oldukça başarılıymışsın. Yıllar geçtikçe bu daha güzel anlaşılıyor. Özellikle güneş ortadan kaybolup, gecenin karanlığı yüreğime çöktükten sonra zamanında bir ajan gibi girdiğin bu bedene zarar vermeye devam ediyorsun. İşte ben buna şapka çıkartırım. Ne kadar Nazım Hikmet’in dediği gibi artık seninle biz, düşman bile değiliz düşüncesini savunsam da kalelerim içten feth edilmiş durumda. Ahh bu […]
Bloga e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 4.313 aboneye katılın