Saf İyilik 15 Mayıs 2018

Saf İyilik 15 Mayıs 2018

Hep düşünürüm bu ruh halimin nasıl düzeleceğini, neyin eksik olduğunu, ne olması gerektiğini… Hatta suçu çoğu zaman kurduğum tüm hayallerimi yıkan Hayal Perim’e atardım fakat bugün öyle bir olay yaşadım ki hayatımda neyin eksik olduğunu anladım. Meğerse hayatımda eksik olan saf sevgi ve bunun karşılığıymış…

Tarih 1 Mayıs’tı şuan çok iyi hatırlıyorum o günü fakat yarım saat önce 1 Mayıs hakkında bana soru sorsan sana diyebileceğim tek şey bölük komutanının o gün nöbetçi olduğu ve bir daha o nöbetçi olduğu günlerde bana nöbet yazılmaması gerektiğini söylerdim. Oysaki şimdi 1 Mayıs dediğinde hiç unutmayacağım saf iyilik ve karşılığında gördüğüm saf sevgiyi anlatırım.

Dediğim gibi tarih 1 Mayıs, bölük komutanı nöbeti o gün. Kışla amiri… Saat sekiz buçuk civarları. Nöbetçi astsubaylardan biri yanında bir asker ile geldi. Acemiliği Burdur’da yapmış. Kader o ya usta birliğide Kars Komuta Destek Taburu çıkmış. Bu arkadaşı da yanlışlıkla bizim oraya getirmişler ama aşağı inmesi gerekiyor. Vakitte akşam olmuş. Üstelik o gün tatil. Bir gün bizim burada kalması lazım. Fakat çocuğu görmeniz gerek. Askeri kültürü ilk defa görmüş. Sıracılık, devrecilik hakkında bir fikri yok. Üst devreleri kendisini yolunacak bir kaz olarak gördüğü için hemen üzerlerine atlamışlar zaten bizim koğuş dediğimiz yerde bir nevi hangar gibi bir yer olduğu için çocuğun daha ilk saatlerden psikolojisi allak bullak olmuş burada 320 gün nasıl geçecek diyor…

Tabi onun yaşadığı her şeyi bende yaşadığım için üstelik çocukta yanımda olduğu için hemde o an habercisi olduğum komutan nöbetçi amir olduğu için üzerimde sanki o çocuğu rahatlatmak ve işini halletmem gerekiyormuş gibi hissettim. Ayrıca bu çocuğa yaptığım her şeyi büyük bir zevk ile of demeden yaptım. Ki normalde bölüğe gelen yeni kişilerle asla muhatab olmam. Çünkü abuk sabuk soru sorarlar düzen değiştirmek gerektiği konusunda boş boş konuşurlar bu konuşmalar bana saçma gelir. Bu yüzden zamanla tanışırım. Ama dediğim gibi o gün içinde bulunduğum durumdan ötürü ne hikmetse bu çocukla ilgilendim. Sadece bir buçuk saat beraberdik. O bir buçuk saat bittikten sonra bir daha asla benim aklıma gelmedi.

Taki üzerinden 14 gün geçmiş olan bu olayı bugün hatırlatılana kadar. Tatbikat boyunca yani yaklaşık olarak 14 gün boyunca bir daha gelemeyeceğim bir yerde konaklıyorum. Bugün tatbikat alanından döndükten sonra oldukça yorgundum. Yemekhaneye gittim. Yemekhanede hiç beklenmeyecek kadar uzun bir sıra… Yemek işini erteleyip koğuşa gidip duş vs. işlerini hallettikten sonra daha dinç bir vücudla yemekhane yoluna koyuldum. Yolda tanımadığım fakat beni çok iyi tanıyormuş gibi davranan biri tarafından yolum kesildi. Tabiri caizse beni gördüğüne çok mutlu olmuş ağzı kulaklarında. Başladı bir şeyler anlatmaya hâl ve hatır sormaya konuşuyor ama benim konuşmama pek fırsat vermiyor. Laf arasında beni hatırlamadın değil mi diye soru sordu. Fakat çocuk o kadar tatlı, sevecen ve mahçup bir şeyler anlatıyor ki onu bozmamak için “yok canım hatırladım tabi” diye karşılık verdim. Bir çok şey anlattı bana… Bir çok konuda dua etti. Sonra konuşma bitip biz ayrıldıktan sonra benim jeton düştü ve kim olduğunu hatırladım. Ve hissettiğim boşluğun bir anda dolduğunu hissettim.

1 Mayıs’ta hiç bir çıkar beklemeden koşulsuz ve kendi içimden gelerek ilgilendiğim bu çocuğun kalbine nasıl dokunduysam bugün 15 Mayıs’ta aynı şekilde gösterdiği sevgi ve minnet ile oda benim kalbime dokundu. Sonra farkına vardım ki ne bir sevgili, ne özlem duyduğumu hissettiğim o tensel temas hiç biri gerekli değil. Sadece bu şekilde saf iyilik, saf yardım gerek insanın kalbine… Ben bugün ki duyduğum mutluluğu unutmam herhalde. Ve kesin olarak yaşadığım en iyi askerlik anım bu olacaktır.

You May Also Like

Yorum yapılmamış on This Post

Bir Cevap Yazın

Bloga e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 4.260 aboneye katılın

%d blogcu bunu beğendi: