Şeytan Aslında Benim!

Şeytan Aslında Benim!

Buranın binlerce adı var, onun binlerce adı var ve burada olanların burada olmalarının sebeplerinin genel olarak tek bir sebebi var. Günah! Dünya üzerinde ki mitolojileri, semavi dinleri vs inceleyin hepsinde buranın adının farklı farklı konulduğunu görürsünüz. Onun adının onlarca farklı şekilde kullanıldığını görürsünüz. İsimler hep farklıdır ama tabirler aynıdır. Cehennem, her zaman cehennemdir. Şeytan her zaman Şeytan… Cehennem ve Şeytan’da, günah gibidir. Genel bir isimdir aslında. Her hareketin günahı farklı olduğu için, her insanın cehennemi ve onu cehennemde zapt edeceği Şeytanı farklıdır. Bu yüzden Şeytan üzerinde çok kafa yorduğunuz zaman mutlak olarak şu sonuca varmanız makul; Şeytan aslında benim!

Cehennem? Yine ismi yıllar içinde, kültürler içinde değişse de anlatılanlar hep aynıydı. İsmi gibi orada olacak olan şeylerde her zaman değişiyor. Kimine göre orası dünya üzerinde bulunamayacak kadar sıcak alevlerden oluşan derin bir çukur, kimine göre yaşadıklarımızı tekrar tekrar yaşayarak doğru yolu sorgulayıp bulacağımız yerdir cehennem. Fakat sonuç hep aynıdır. Arınma yeridir, ruhun temizlenip yükseldiği cennete kavuşmak için kötünün hazmedildiği yerdir Cehennem. Mesela Dostoyevski’ye göre“cehennem, insan yüreğinde sevginin bittiği yerdir.” Peki Cehennem sence neresi? Ben ayrıntılı olarak açıklayamadım ama Cehennem bence Şeytanının, vicdanını tetikleyip sana vicdan muhasebesi yaptırdığı yerdir.

İşin ilginç yanı ise bu vicdan muhasebesinde dün sana doğru gelen etik değerler, bugün yanlış gelip yaptığın hareketin vicdanını rahatsız etmesinin acısını çekiyorsun. Peki ya yarın bu hareket sana tekrardan doğru geldiğinde ne olacak?

İşte bu yüzden inanmıyorsan bile tüm metaforları, antik mitolojileri, ezoterik bilgileri bir tasa koy ve gerçek bir cehennem olduğuna inan. Çünkü bu dünyada düşündüğün adalet kavramı öbür dünyada yok. Adalet, insanların bir birlerini dizginlemek için uydurdukları kavramlardan sadece biri! İşte cehennem bu yüzden var. Bu saçmalıklardan aklını arındırıp seni tertemiz bir yolculuğa çıkarmak için. O yolculukta iyilikten maraz doğmayacak, kötü olmayacağı için iyiliğin bir önemide kalmayacak. Sakın düşünmeye kalkma! Çünkü senin arınmamış düşüncelerin oradaki zaman ve mekan kavramlarını hayal edebilecek kapasiteye ve olgulara sahip değil.

Hayal etmek? Mesela Yunus balığını biliyorsun değil mi? Mavimsi, grimsi tonları vardır. Şimdi pembe bir Yunus hayal et… İşte tam olarak o. İşte bu senin bildiğin kavramlar ve nesneler üzerinde düşündüğün, hayal kurduğun zihnin. Bu zihin kirli bir zihin. Bu zihin cahil bir zihin. Bu yüzden cennetin tasvirini yapmanı beklemiyorum senden. Sadece kenarı geç, ifritlere yardımcı ol ve arınmanı yaşa. Ona güven, yoksa yaratan böyle bilge bir meleğin isyan edip seni arındırmak için yoldan çıkarmasına izin verir miydi?

– Peki ya direk Cennete gidecek olanlar?

En başta bahsettiğim gibi. İşte Allah’ın güvendiği şeytanlar onlar, yani kendileri, onların cehennemleri vicdanları, onlar bu dünyada yandılar. Senin gideceğin yer vicdanı olmayan, yaptığı Şeytanlıkları fark edemeyen hainler/canavarlar için!

You May Also Like

Yorum yapılmamış on This Post

Bir Cevap Yazın

Bloga e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 4.313 aboneye katılın

%d blogcu bunu beğendi: