To be, or not to be! Bir ihtimal daha var, ölmek mi dersin? – 7 Temmuz 2019

To be, or not to be! Bir ihtimal daha var, ölmek mi dersin? – 7 Temmuz 2019

Oldukça başarılıymışsın. Yıllar geçtikçe bu daha güzel anlaşılıyor. Özellikle güneş ortadan kaybolup, gecenin karanlığı yüreğime çöktükten sonra zamanında bir ajan gibi girdiğin bu bedene zarar vermeye devam ediyorsun. İşte ben buna şapka çıkartırım. Ne kadar Nazım Hikmet’in dediği gibi artık seninle biz, düşman bile değiliz düşüncesini savunsam da kalelerim içten feth edilmiş durumda. Ahh bu karanlık… Mahremiyet sağlıyor aşıklara. Utanıyorum ışığı kapat diyenlere. Nede olsa şu saatte sevdiklerini koyunlarına alıp iki kişilik rüyalarına dalanlar var.

Konuşmayı önerenler var. Bu saatte? Neymiş efendim insanlar konuşa konuşa… Öyle bir şeyi kabul etmiyorum. Bu saatte insan gibi konuşulmaz. Bu saatte gürültü yapan bir komşu var ise camdan kafa çıkartılır ve bağıra bağıra diğer komşuları rahatsız ede ede gürültü yapan komşu uyarılır. Bu saatte insan gibi kimse kimseye bir şey anlatamaz. Gecenin mahremiyeti niye var, sevişmek için değil mi? İnsan olmayı boşver hayvan gibi sevişmeli. Gerçi biz seninle şu ışık muhabbetini atlatmıştık. Utanmak insanlara özgü bir durum, bir oda içerisinde kapalı kalan kısrak gibi uzarken gözlerimde, kızıl bir tilkinin kuyruğu gibi yumuşak tenine, çıldırmış bir vaşak gibi saldırırken utandığım tek şey seni hak etmeyen vücudumun çirkinliğiydi. Sen mi? Utanmak mı? O kadar ateşlisin ki ışığı kapatsak dünyayı aydınlatırdın. Yinede utanmıyordum, utanmıyordun, utanmadılar…

Hem aşıksak neden konuşalım ki? “Yanımdasın ve seni özlüyorum” kelimelerini duymacağınız tek zaman dilimidir, çırılçıplakken sarılıp bir olmak, bütün olmak. İşte asıl mesele bu; To be, or not to be! Bir ihtimal daha var, ölmek mi dersin?

Fakat çok yorgunum, sırtım ağrıyor, konuşmak yada sevişmekte istemiyorum. İzlemek istiyorum. Işıkları açsak utanır mısın? Utancın da açan tüm çiçeklerin soldu biliyorum ama ben bu bahçenin toprak kokusunu seviyorum. Şimdi beni al koynuna ve bir şey anlat. Dinlemek istiyorum sesini, şarkı söyle, kitap oku ama uyursam kızma! Çok yorgunum. Ve uyumam lazım çünkü yarın hiç planda olmayan bir mesai var. Vatan sağolsun…

You May Also Like

Yorum yapılmamış on This Post

Bir Cevap Yazın

Bloga e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 4.313 aboneye katılın

%d blogcu bunu beğendi: